Teknoloji Liderlerinin Minnesota’daki ICE Operasyonlarına Yönelik Açıklamaları
Trump yönetimi döneminde göç politikalarının şiddet boyutuna ulaştığına yönelik tepkiler, teknoloji sektöründe güçlü bir yankı buldu. 2026 başından beri federal göçmenlik ajanlarının en az sekiz kişinin ölümüyle sonuçlanan operasyonları ve Minneapolis’te iki ABD vatandaşı olan Renee Good ve Alex Prettinin hayatını kaybetmesi, sektör çalışanları ve yöneticilerini harekete geçirdi.
Teknoloji ve devlet ilişkisi
Palantir, Clearview AI ve benzeri firmaların göçmenlik uygulamalarında rol alması, şirketlerin hükümetle olan ilişkisini odak noktası haline getiriyor. Bazı üst düzey teknoloji isimlerinin yönetimle yakın ilişkileri ve devlet projelerine sağlanan teknoloji desteği, sektörde daha yüksek sesle tepkiler talep eden bir tartışma başlattı.
Reid Hoffman (LinkedIn kurucu ortaklarından)
Reid Hoffman, Silicon Valley’in artık siyasette nötr kalamayacağını, umudun eylemsizliğe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. Sektör liderlerinin kamuya karşı daha açık bir tutum almasının başlangıç için olumlu olduğunu belirtti ve teknolojinin sahip olduğu etkinin sorumluluk getirdiğini söyledi.
Sam Altman (OpenAI CEO’su)
Sam Altman, ICE uygulamalarının sınırlarının aşıldığını; suçlu olanların sınır dışı edilmesiyle yaşananlar arasında net bir ayrım yapılması gerektiğini ifade etti. Trump yönetimini ülkeyi birleştirme sorumluluğuna çağırdı ve şirket olarak gösterişten uzak, gerçekçi çözümler üretmeye çalışacaklarını belirtti.
Dario Amodei (Anthropic CEO’su)
Dario Amodei, Anthropic’in doğrudan ICE ile sözleşmesi olmadığını vurguladı; ancak demokrasi savunusunun önemine dikkat çekti. Amerika içindeki değerlerin korunmasının, dış tehditlere karşı dayanma gücünü etkilediğini söyledi ve Minnesota’daki olaylara dair endişesini dile getirdi.
Tim Cook (Apple CEO’su)
Tim Cook, şirket içi iletişiminde bu dönemin yatışma ve gerilimi düşürme zamanı olduğunu belirtti. Başkanla yaptığı görüşmede görüşlerini paylaştığını ve karşılıklı diyaloga açık olmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Meredith Whittaker (Signal Başkanı)
Meredith Whittaker, özgürlük, gizlilik ve özgürlükçü değerlerden söz eden herkesin bu olayları açıkça kınamasını istedi. Devlet güçlerinin gerçekleştirdiği şiddeti güçlü biçimde eleştirerek sektörün vicdanına çağrı yaptı.
Tony Stubblebine (Medium CEO’su)
Tony Stubblebine, çalışanlarına genel greve katılma hakkı tanıma niyetini açıklarken, şirketin politikaları belirleme amacında olmadığını; ancak yayıncılık sorumluluğunun ve kurum değerlerinin net olması gerektiğini yazdı. Medium’un nefret söylemi ve ayrımcı içeriklere karşı duruşunu hatırlattı.
Jeff Dean (Google DeepMind Baş Bilimcisi)
Jeff Dean, Minnesota’daki görüntülere tepki göstererek olayları ‘utanç verici’ olarak nitelendirdi. Federal bir kurumun gereksiz güç kullanımı ve savunmasız bir kişiyi hedef almasının herkes tarafından kınanması gerektiğini söyledi.
James Dyett (OpenAI Küresel İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı)
James Dyett, sektördeki önceliklerin sorgulanması gerektiğini belirterek, bazı konularda (örneğin servet vergisi) gösterilen büyük tepkilerin, sokaklarda şiddet gören toplumlara karşı daha az tepkiyle eşleşmesini eleştirdi.
Khosla Ventures ortakları: Keith Rabois, Ethan Choi ve Vinod Khosla
Khosla Ventures içinde görüş ayrılıkları göze çarpıyor. Keith Rabois bazı açıklamalarıyla kurum içi tepki çekti; diğer ortaklar ise Minnesota’daki olayları kınadıklarını beyan etti. Vinod Khosla, yaşananları sert biçimde eleştirerek insanlığın siyasetin üstünde olması gerektiğini vurguladı ve daha fazla teknoloji yöneticisinin sesini yükseltmesi gerektiğini savundu.
Sonuç
Teknoloji sektöründe sesler çeşitlense de ortak tema, devletin uygulamalarının yarattığı insan hakları endişeleri ve sektörün bu konudaki sorumluluğu oldu. Birçok lider, gerilimin düşürülmesi, şeffaf soruşturmalar ve demokratik değerlerin korunması çağrısında bulundu. Bu tartışma, teknoloji şirketlerinin hükümetle ilişkilerini ve toplumsal sorumluluklarını yeniden değerlendirmesine yol açıyor.







