Radon gazı deprem habercisi mi? Kaynağı ve sağlık etkileri
Radon gazının kaynağı ve doğası
Radon gazı, yer kabuğunda bulunan uranyum gibi radyoaktif elementlerin bozunması sonucu ortaya çıkan jeojenik bir gazdır. Renksiz ve kokusuz olan bu soygaz, zeminden atmosfere doğru salınır; yeryüzündeki çatlaklar, fay hatları ve gözenekli zemin yapıları bu salınımı etkiler.
Binalarda birikme ve sağlık riski
Toprak kaynaklı radon, zemin ve bodrum katlardaki çatlak ve açıklıklardan binaların içine sızabilir. Özellikle yalıtımı yetersiz veya havalandırması zayıf yapılar, radonun iç mekânda birikmesine yol açar. Uzun süreli maruziyet akciğer kanseri riskini artırmasıyla ilişkilendirilmiştir; bu nedenle radon seviyelerinin ölçülmesi ve gerekli yalıtım/ventilasyon önlemlerinin alınması önem taşır.
Depremlerle ilişki araştırmaları
Bilim insanları, radon salınımlarındaki ani artışların yer kabuğundaki gerilim değişimleriyle bağlantılı olabileceğini araştırıyor. Ancak bu konuda elde edilen veriler henüz kesinlik taşımıyor; radon dalgalanmaları birçok çevresel etkene bağlı olduğundan, deprem öncüsü olarak kullanılması için daha kapsamlı ve tekrarlanabilir çalışmalar gerekiyor.
Uzmanın değerlendirmesi
Prof. Dr. Mehmet Erdoğan şu bilgileri paylaştı:
‘Radon gazı yerküre kaynaklı bir jeojenik gazdır. Yerküredeki uranyum içeriğinden kaynaklanır. Radon gazı, yerküredeki doğal uranyumun radyoaktif bozulma zincirinde yer alan bir gazdır. Bu gaz yerküreden atmosfere çıkar, yalıtılmamış binaların içine girerek özellikle zemin ve bodrum katlarda birikerek sağlık sorunları oluşturabilir.’
Özetle, radon hem çevresel hem de halk sağlığı açısından takip edilmesi gereken bir gazdır; deprem uyarısı potansiyeli ise hâlen bilimsel tartışma ve araştırma konusudur.







