Doktorlar yapay zekanın sağlıkta yerini görüyor — ama sohbet botu olarak mı değil
Yapay zeka sağlıkta umut veriyor, ancak sohbet botları risk taşıyor
Yapay zeka destekli sohbet botları hastaların bilgiye hızlı erişmesini sağlasa da, hatalı veya bağlam dışı bilgiler ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bir cerrah olan Dr. Sina Bari, hastasına önerdiği ilaç için sohbet botundan alınmış bir çıktı yüzünden yanlış bir risk oranı ile karşılaşıldığını aktarıyor. İncelemelerinde bu rakamın sadece tüberkülozlu belirli bir alt grup için geçerli bir çalışmadan alındığını ve genel hasta popülasyonuna uygulanamayacağını tespit etmiş.
Chatbot’lar mı, yoksa klinik içi çözümler mi?
ChatGPT Health gibi hasta odaklı ürünlerin duyurulması, pek çok hekimde hem beklenti hem de çekince yarattı. Bu tür hizmetler mesajların eğitim verisi olarak kullanılmayacağını ve hasta kayıtlarıyla eşleştirilebileceğini söylüyor; fakat verinin taşınması ve saklanması konusundaki güvenlik kaygıları hemen gündeme geliyor.
Hastalar neden sohbet botlarına yöneliyor?
Günlük hayatta birçok kişi soğuk algınlığı gibi basit şikâyetler için artık arama yapmak yerine sohbet botlarına başvuruyor. Rakamlar da bunu gösteriyor: haftalık olarak milyonlarca kişi sağlıkla ilgili sorularını yapay zekaya yöneltiyor. Hekimler, özellikle birincil bakım randevularının aylar sonra verildiği bir ortamda, hastaların daha hızlı bilgi almak için bu kanalları tercih ettiğini belirtiyor.
Chatbotların en büyük sorunu: halüsinasyonlar
Yapay zekâ modellerinin yanlış, uydurma veya bağlam dışı bilgi üretmesi (yani halüsinasyon) sağlıkta özellikle tehlikeli olabiliyor. Bu yüzden bazı uzmanlar, hasta tarafında doğrudan kullanılacak sohbet botlarından ziyade, sağlık hizmeti sağlayıcılarının iş akışlarına entegre edilecek araçların daha güvenli bir başlangıç noktası olduğunu savunuyor.
Klinik içi uygulamalar: Verimlilik ve hata azaltma
Birçok tıp makalesi, hekimlerin zamanının önemli bir bölümünün idari işler ve elektronik hasta kayıtları (EHR) ile geçtiğini gösteriyor. Bu tür tekrarlayan, zaman alan görevlerin otomasyonu, hekimlerin daha fazla hasta görmesini sağlayabilir ve dolayısıyla hastaların doğrudan sohbet botlarına başvurma ihtiyacını azaltabilir.
ChatEHR ve benzeri çözümler
Elektronik sağlık kayıtlarıyla bütünleşik AI araçları, klinisyenlerin hasta bilgilerini daha hızlı bulmasına ve özetlemesine yardımcı oluyor. Erken denemeler, bu tip çözümlerin hekimlerin bilgi arama süresini kısaltıp hasta ile geçirdikleri zamanı artırdığını gösteriyor.
Veri güvenliği ve düzenleyici kaygılar
Hasta kayıtlarının uygulamalar arasında paylaşılması, özellikle uyumluluk gereksinimleri olan ülkelerde önemli soru işaretleri doğuruyor. Bazı güvenlik uzmanları, tıbbi verinin HIPAA gibi düzenlemelere tabi kuruluşlardan daha geniş bir ekosisteme geçişinin nasıl yönetileceğini merak ediyor. Bu durum, hastaların mahremiyeti ve kurumların sorumlulukları bakımından kritik bir gündem maddesi.
İdari yüklerin azaltılması: Sigorta ve ön onay süreçleri
AI çözümleri yalnızca hasta–hekim etkileşimlerini değil, sigorta işlemleri ve ön onay gibi idari süreçleri de hedef alıyor. Bu alanlardaki verimlilik artışı, sağlık sistemi içindeki iş yükünü hafifletebilir ve maliyet–zaman tasarrufu sağlayabilir.
Sonuç: Denge ve iş bölümü önemli
Yapay zekâ sağlıkta yerini alıyor; ancak nasıl ve nerede kullanılacağı dikkatle belirlenmeli. Uzmanlar, hasta güvenliği ve veri mahremiyetine öncelik verirken, aynı zamanda klinik iş akışlarını iyileştirecek içsel çözümlere yatırım yapılmasının daha sürdürülebilir bir yol olduğunu vurguluyor. Bir yanda hastaların hızlı bilgi ihtiyacı, diğer yanda hekimlerin etik sorumluluğu ve teknoloji şirketlerinin ticari hedefleri arasındaki gerilim, bu alandaki tartışmanın merkezinde kalmaya devam edecek.







