ABD İran hattına güç yığdı; Çin deniz desteği göndermeyi planlıyor
ABD, bölgedeki askeri varlığını güçlendirerek Umman Körfezi ve Basra Körfezi hattına odaklanırken, aynı zamanda Hint-Pasifik bölgesine de kuvvet sevk etmeye devam ediyor. Washington yönetimi, bölgedeki gerilimi azaltma çağrılarına rağmen bir dizi uçak gemisi görev gücü ve destek unsurlarını yeniden konumlandırdı; buna karşılık Çin’in de lojistik ve deniz unsurları ile Tahran’a destek göndermeyi değerlendirdiğine yönelik değerlendirmeler öne çıkıyor.
ABD’nin deniz güçleri ve konuşlanma hareketleri
USS Abraham Lincoln öncülüğündeki Uçak Gemisi Taarruz Grubu, Güney Çin Denizi’nden çekilerek Hint Okyanusu ve Arap Denizi hattına kaydırıldı. Bu görev gücüne Arleigh Burke sınıfı destroyerler ve güdümlü füze kruvazörleri eşlik ediyor; gemiler, Tomahawk seyir füzeleri, Standard hava savunma füzeleri ve denizaltı savunma mühimmatları gibi çeşitli silahlarla donatıldı. Bölgedeki devriye faaliyetlerinde en az üç Arleigh Burke sınıfı destroyer ve bir denizaltının aktif olduğu bildiriliyor.
Hava unsurları ve kara tabanlı savunma
Görev gücünün hava kanadı, F-35C, F/A-18E/F Super Hornet ve elektronik harp platformu EA-18G Growler gibi uçaklardan oluşuyor; ayrıca erken ihbar ve helikopter unsurları da bulunuyor. ABD, bölgedeki hava konuşlanmalarını takviye etmek amacıyla bölgeye ek hava unsurları ve tankeri sevk etti. Öte yandan, potansiyel füze ve İHA tehditlerine karşı bazı üslerde Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerinin konuşlandırıldığı aktarılıyor.
Hint-Pasifik’te paralel baskı
ABD, Hint-Pasifik hattında da ek deniz ve amfibi kuvvetler konuşlandırdı; bu harekât, bölgedeki baskının yalnızca Basra Körfezi ile sınırlı kalmadığını gösteriyor. Görev gücü unsurları arasında amfibi birlikler ve taarruz kabiliyetine sahip hava-mobil güçler yer alıyor; bu birlikler F-35B, MV-22B Osprey ve ağır nakliye/taarruz helikopterleri ile desteklenebiliyor.
Çin’in olası yanıtı ve bölgesel riskler
Askeri gözlemcilere göre Washington, konuşlandırmanın rutin bir hareket olduğunu vurgulasa da aynı zamanda olası bir çatışma durumunda Tahran’a dışarıdan gelebilecek desteği engellemeyi amaçlıyor. Buna karşılık bazı değerlendirmeler, Çin’in bölgeye destroyer ve denizaltı unsurları ile lojistik malzeme sevk ederek Tahran’a destek sağlamayı planladığını öne sürüyor. Bu karşılıklı güç gösterileri, bölgesel gerilimi yükseltebilecek potansiyel riskler barındırıyor.
Sonuç
Hem deniz hem hava unsurlarının hızlı konuşlandırılması, diplomatik kanalların açık tutulmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Bölgede daha geniş çaplı bir çatışmanın önlenmesi için tarafların gerilimi azaltıcı adımlar atması gerektiğine dair uyarılar artıyor.






