Sızan taslak: Trump’ın dayandığı maddeler — Hürmüz’ün açılması, 60 günlük ateşkes ve kademeli yaptırım kolaylıkları
Taslağın temel maddeleri ortaya çıktı
Sızan taslak metne göre ABD ile İran arasında prensipte sağlanan uzlaşma; Hürmüz Boğazının yeniden açılması, kademeli yaptırım hafifletmeleri ve nükleer müzakerelerin başlatılması için öngörülen bir 60 günlük ateşkes dönemi üzerine kuruluyor. Metin, tarafların imzaya hazır olduğunu gösterse de nihai onay süreçleri tamamlanmadı.
Hürmüz Boğazı: Geçişlerin geri dönmesi planlanıyor
Taslakta en dikkat çeken madde, Boğaz’ın derhal ve herhangi bir geçiş ücreti uygulanmadan açılması. Hedef, deniz trafiğini 30 gün içinde savaş öncesi seviyelere döndürmek ve ABD’nin uyguladığı abluka tedbirlerinin kaldırılmasını sağlamak. Ayrıca, açılmanın ardından İran’a petrol satışı için 60 günlük geçici muafiyetler tanınması planlanıyor; bu adımın Tahran’a önemli gelir sağlayacağı değerlendiriliyor.
Nükleer süreç: İkinci aşama için çerçeve
Taslak, İran’ın nükleer silah edinmeyeceğine dair taahhüt ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının azaltılmasına yönelik bir çerçeve içeriyor. Ancak somut adımların atılması, ilk 60 günlük ateşkese bağlı uyumun ardından başlayacak daha kapsamlı bir ikinci anlaşmaya bırakılıyor. Belgede ayrıca, bazı zenginleştirilmiş uranyumun ülke içinde Birleşmiş Milletler denetçileri gözetiminde daha düşük seviyelere dönüştürülmesi seçeneği yer alıyor.
Yaptırımlar ve dondurulmuş varlıklar: Ayrıntılar belirsiz
Taslak, dondurulmuş milyarlarca dolarlık İran varlıklarının nasıl serbest bırakılacağı konusunda net bir formül sunmuyor. Tahran, anlaşma imzalanınca bazı fonlara derhal erişim talep ederken Washington, kaynakların kademeli ve uyuma bağlı olarak serbest bırakılmasını savunuyor. Anlaşmaya uyum sağlanırsa yaptırım hafifletme adımları genişleyebilir.
Bölgesel diplomasi ve onay süreçleri
Süreçte Katar ve Pakistan gibi arabulucu ülkelerin etkin rol oynadığı, görüşmelerin yoğun telefon trafiği ve saatler süren müzakerelerle şekillendiği belirtiliyor. İran tarafında metin üst düzey yetkililerce kabul edilmiş görünse de nihai kararın Mücteba Hamaney gibi dini liderler tarafından verilmesi gerekiyor. Bu nedenle imza tarihi henüz kesinleşmedi.
Diplomatik yansımalar
Habere göre bazı bölgesel aktörler süreçten beklenmedik biçimde habersiz kaldı; anlaşmanın niteliği ve hızına ilişkin şaşkınlık yaşandı. Taslak üzerinde çalışmanın sürdüğü, imza töreninin tarihinin arabulucular ve tarafların mutabakatı ölçüsünde belirleneceği aktarılıyor. Başarılı tamamlanması halinde metnin “İslamabad Anlaşması” adıyla anılması planlanıyor.
Bu gelişmeler, hem bölgesel güvenlik hem de küresel enerji piyasaları açısından yakından izleniyor. Tarafların nihai onayı ve uygulama adımları, önümüzdeki günlerde sürecin kaderini belirleyecek.







