Prof. Dr. Osman Bektaş açıkladı: İstanbul’u depremden koruyan çukurlar

İstanbul’u hangi çukurlar koruyor?

Prof. Dr. Bektaş, İstanbul yönüne doğru ilerleyen büyük sarsıntıların zaman zaman durmasının arkasında yerel çukurlar ve fay geometrilerinin bulunduğunu belirtti. Buna göre; 1912 Mürefte (M7,4) depreminin İstanbul’a doğru ilerleyişini Orta Marmara Çukuru, 1999 İzmit (M7,4) depreminin batıya yönelen hareketini Çınarcık Çukuru, 2025 Silivri (M6,2) depreminin İstanbul’a yürüyüşünü ise Kumburgaz Çukuru durdurmuştur.

Neden bu çukurlar önemli?

Bektaş’a göre bu çukurlar, fay hatlarındaki kırılma yayılımını etkileyerek enerjinin yön değiştirmesine, dağılımına veya bir kısmının sönümlenmesine yol açabiliyor. Fay segmentleri arasındaki geometrik değişiklikler, tabaka kalınlıkları ve yerel zemin koşulları, depremin ilerleyişini kesintiye uğratabilecek faktörler arasında sayılıyor.

Ne anlama geliyor?

Bu tür yapısal engeller, İstanbul açısından mutlak güvenlik anlamına gelmiyor; fakat geçmiş örnekler, deprem dalgalarının her zaman doğrudan büyük bir kente ulaşmadığını gösteriyor. Bektaş, bu gözlemlerin ‹neden› sorusuna dikkat çekerek, bölgesel fay ağlarının ve yerel jeolojik yapıların detaylı incelenmesinin önemini vurguladı.

Özetle: Tarihsel depremler, belirli çukurların veya jeolojik yapıların kırılma ilerleyişini durdurabildiğini işaret ediyor; bununla birlikte hazırlık, risk azaltma ve sürekli bilimsel izleme zorunlu olmaya devam ediyor.

Exit mobile version