Giriş — Neden bakır endişesi büyüyor?
Dünya, veri merkezlerinden elektrikli araçlara kadar pek çok alanda kritik öneme sahip bakır için artan talep nedeniyle birkaç yıl içinde arz sıkıntısıyla karşılaşabilir. Uzman projeksiyonları, talep ve arz arasında boşluğun büyümesiyle birlikte uzun vadede ciddi bir eksikliğin gündeme gelebileceğini gösteriyor.
Girişimin yaklaşımı: prebiyotik katkılar
Geleneksel olarak maden şirketleri, bakırın cevher halinden ayrışmasını hızlandırmak için belirli mikrop türlerini izole edip çoğaltarak kullanmaya çalıştı. Ancak bu yöntemler genellikle ilk başta işe yarasa da etkinlik kısa sürede azalıyor veya hiç artış görülmüyor.
Topluluk odaklı strateji
Bir girişim, tek bir türü öne çıkarmak yerine tüm mikrobiyal topluluğu geliştirmeyi hedefliyor. Şirket, madencilik sahalarında zaten bulunan, genellikle düşük maliyetli ve çoğunlukla inorganik bileşimlerden oluşan bir katkı karışımı kullanarak mikrobiyal ekosistemi daha işlevsel bir duruma itiyor. Bu yaklaşımı bir nevi ‘prebiyotik’ müdahale olarak tanımlıyorlar.
Laboratuvar ve saha sonuçları
Laboratuvar ortamında bu katkı uygulandığında, girişimin paylaştığı verilere göre cevherden elde edilen bakır oranı geleneksel yöntemlerdeki %60 seviyesinden %90’a yükselmiş. Gerçek saha koşullarında bu etkinliğin biraz daha düşük olması bekleniyor; tipik heap leach tesisleri genellikle cevherin %30–%60’ını geri kazanırken, girişim bu aralığı en az %50–%70’e çıkarabileceklerini öngörüyor.
Ölçeklendirme planı ve finansman
Teknolojiyi ticarileştirmek için girişim bir $6 milyon tohum yatırım turu gerçekleştirdi. Alınan kaynaklar, bağımsız bir metalurji laboratuvarında yapılacak üçüncü taraf doğrulama testleri ve ardından on binlerce tonluk demonstrasyon heap üzerinde saha denemelerini finanse etmek için kullanılacak. Şirket ayrıca madene özgü mikrobiyal topluluklara göre katkı paketlerini özelleştirmeyi planlıyor; böylece her saha için en uygun karışım belirlenebilecek.
Potansiyel etki
Eğer saha testleri laboratuvar sonuçlarını doğrularsa, bu yöntem tipik madenlerde geride bırakılan büyük orandaki bakırın daha fazla çıkarılmasını sağlayarak küresel arz üzerindeki baskıyı azaltabilir. Girişimcilerin hedefi, mevcut kaynakları daha verimli kullanarak gelecekte ortaya çıkabilecek arz sıkıntılarını hafifletmek.
Zorluklar ve doğrulama ihtiyacı
Madencilik ortamları çok değişken; her yığının mikrobiyal yapısı farklı ve laboratuvar koşullarını birebir sahada yeniden yaratmak zor. Bu yüzden bağımsız, üçüncü taraf test sonuçları sektörde kabul görme açısından kritik öneme sahip. Girişim de bu doğrulamayı önceliklendirmiş durumda.
CEO Sasha Milshteyn’e göre tipik madenlerde geride bırakılan malzeme oranları yüksek: “%65’e varan malzeme geride kalıyor—mümkün olanı çıkarmaya çalışmalıyız.”
Güncelleme: Metinde daha önce girişimin katkı maddeleri için kullanılan terim probiotik olarak geçiyordu; doğruluk açısından bu ifadeler prebiyotik olarak düzeltilmiştir.