Mosseri’nin ifadesi: Instagram’ın ergen güvenliği özelliklerini yaygınlaştırması yıllar sürdü

Instagram uygulaması ekran görüntüsü

Mahkeme ifadesi gecikmeyi gözler önüne serdi

Federal bir davada ortaya çıkan yeni bir mahkeme ifadesi, Instagram yönetiminin ergenlere yönelik temel güvenlik araçlarını, örneğin doğrudan mesajlarda (DM) gönderilen açık içerikleri bulanıklaştıran çıplaklık filtresini neden yıllarca geciktirdiğini sorguluyor. Şirket, bu tür içeriklerin platformda bir sorun olduğunun farkına varmasına rağmen, ilgili özelliği ancak 2024’te hayata geçirdi.

Yöneticilerin bilgisi ve şirket içi tartışmalar

Instagram sorumlusu Adam Mosseri’nin verdiği ifadede, 2018 tarihli bir e-posta zincirine atıf yapıldı. Bu yazışmada, özel mesajlarda zararlı içeriklerin dolaşabileceği ve bunun genç kullanıcılar için risk teşkil ettiği ifade ediliyordu. Mosseri, sorgulamalarda bu tür içeriğin her an herhangi bir mesajlaşma uygulamasında ortaya çıkabileceğini ve şirketin gizlilik ile güvenlik çıkarları arasında bir denge kurmaya çalıştığını belirtti.

Erken uyarılar ve geciken adımlar

Davada savcılar, Meta’nın (Instagram’ın ana şirketi) risklerin farkında olduğuna dair örnek olarak 2018 yazışmasını gösterdi. Ancak bu tür riskleri doğrudan ele alan bir ürünün hayata geçirilmesi için altı yıla yakın bir süre geçti. Savcılar gecikmenin nedenlerini ve şirketin daha erken adım atmaması halinde ortaya çıkan zararları araştırıyor.

Yeni veriler: Gençler ne gördü?

İfade sırasında paylaşılan anket verileri, ergen kullanıcıların maruz kaldığı sorunların boyutunu ortaya koydu: 13-15 yaş arası katılımcıların %19.2‘si Instagram’da istemedikleri çıplaklık veya cinsel içerik gördüklerini; %8.4‘ü ise son yedi gün içinde birinin kendine zarar verdiğini ya da zarar tehdidinde bulunduğunu beyan etti.

Gizlilik ve denetim tartışması

Mosseri, şirketin mesajları kapsamlı biçimde izlememesi gerektiği yönündeki eleştirilere karşın, yalnızca yasa dışı içeriklerin (örneğin çocuk cinsel istismarı materyali) kaldırıldığını fakat genel mesaj denetiminin yapılmadığını savundu. Bu cevap, gizlilik endişeleriyle güvenlik önlemleri arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı.

Çalışanların farkındalığı

İfadede ayrıca 2017’de bir stajyerin ‘bağımlı’ kullanıcıları tespit etme isteğini ilettiği bir e-postadan söz edildi; bu da şirkette kullanıcı davranışları ve olası zararlar üzerine iç tartışmaların yıllardır sürdüğünü gösteriyor.

Davalar ve düzenleyici ortam

Bu ifade, şu sıralar gençler üzerinde sosyal medyanın zararlı etkilerini soruşturan birkaç davadan birinin parçası. Davacılar, platformların kullanıcı etkileşimini maksimize edecek şekilde tasarlanmasının ergenlerde bağımlılık ve zarar yarattığını iddia ediyor. Davalarda adı geçen büyük platformlar, kullanıcı büyümesini ve etkileşimi önceliklendirmekle eleştiriliyor.

Politika değişiklikleri ve yasalar

Süreçler devam ederken, birçok bölgede ergenlerin sosyal medya kullanımını sınırlamaya yönelik yasal girişimler artıyor. Şirketler, önceki yıllarda uygulamaya koydukları ergen hesaplarına ilişkin koruyucu önlemleri ve ebeveyn kontrollerini vurgulasa da, savcılar gecikmelerin sonuçlarını ve şirket karar alma süreçlerini mercek altına almayı sürdürüyor.

Özet: Mahkeme kayıtları, şirket içi uyarılara rağmen Instagram’ın ergenleri korumaya yönelik bazı özellikleri yıllarca ertelediğini gösteriyor. Bu bulgular, platformların genç kullanıcı güvenliğini nasıl ele aldığı ve hangi önceliklere göre karar verdiği konusunda daha geniş bir tartışmayı tetikliyor.

Exit mobile version