Minneapolis teknoloji topluluğu baskınlar ve şiddet arasında dayanışmayı seçti

Minneapolis’teki teknoloji ekosistemi son haftalarda artan göçmen baskınları ve federal güvenlik operasyonlarının yarattığı korku ve belirsizlikle sarsılıyor. Operasyonlarda birkaç kişinin öldüğü, bunlar arasında en az iki ABD vatandaşının bulunduğu bildirilirken, yerel girişimciler ve yatırımcılar projelerini askıya alıp toplumsal destek için seferber oldu.

Günlük yaşamın ortasında artan bir kaygı

İşlerini yavaşlatan veya eve çekilen teknoloji profesyonelleri, mahallelerinde ve iş yerlerinde artan devriye, sivil görünümlü ajanlar ve ağır silahları görünce normal çalışma düzeninin korumasının zorlaştığını söylüyor. Birçok kişi, vatandaş olsa bile sürekli pasaport taşımaya başladı; bazıları ekiplerini evden çalıştırarak veya markete gitmekten kaçınarak riski azaltıyor.

Protestolar, artan uygulamalar ve güvenlik operasyonlarına tepkilerin bir parçası olarak düzenleniyor.

Girişimciler ve yatırımcılar nasıl tepki veriyor

Minneapolis merkezli kurucular ve yatırımcılar, zamanlarını şirket yönetmenin ötesinde gönüllülük, kiliselerde yardım paketleri hazırlama, gıda temini ve komşulara destek verme gibi faaliyetlere yönlendiriyor. Birçok kişi, duygusal destek sağlama, kira yardımı organize etme ve çocuk bakımı için gönüllü ağlar kurma gibi pratik çözümler geliştiriyor.

Korkunun günlük hayata etkisi

Mahallelerde anonslar, araç korna ve protestocu ıslıklarıyla yapılan uyarılar, insanlara komşularının gözaltına alındığını haber veriyor. Bazı çalışanlar, şirketteki H-1B gibi vize sahipleri de dahil olmak üzere ekip üyelerinin takip edildiğini ve bunun iş yapmayı daha da zorlaştırdığını aktarıyorlar. Bir kurucu, “ayrımla sınırımız çok ince, şans meselesi” diyerek yaşanan travmayı özetliyor.

Toplumsal dayanışma öne çıkıyor

Yerel teknoloji ağı küçük olmasına rağmen, topluluk içinde yardımlaşma öne çıkıyor. Yatırımcılar ve girişimciler, öğrenci ve çalışanlara gıda temin ediyor, birbirlerinin çocuklarını gözetmek için dönüşümlü sistemler kuruyor ve evde kalmak zorunda olanlara destek sağlıyor. Restoranlar ücretsiz veya indirimli yemek sunuyor; sivil inisiyatifler buluşmalar düzenleyerek atılacak adımları tartışıyor.

Topluluk içinde düzenlenen eylemler ve anma etkinlikleri dayanışmayı güçlendiriyor.

Büyük şirketlere yönelik eleştiriler

Yerel liderler ve bazı yöneticiler, çalışanlarının etkilendiği bu dönemde şirketlerin verdiği yanıtların yeterli olmadığını düşünüyor. Bazı üst düzey yöneticilerin sessiz kalması veya belirsiz açıklamalar yapması eleştiri konusu olurken, aynı zamanda büyük şirketlerin fon desteği ve hibe programlarıyla sınırlı da olsa yardıma katkıda bulunduğu belirtiliyor.

İnovasyon devam ediyor, ancak bedeli ağır

Minneapolis’in teknoloji geçmişi ve kurumsal altyapısı güçlü olsa da katılımcılar, bu ortamın yaratıcılık ve ürün geliştirme süreçleri üzerindeki duygusal ve operasyonel etkisinden yakınıyor. Birçok kişi, işlerini sürdürebilmek için esneklik sergiliyor; yine de ortak duygu, şu anki dönemin hem bireysel hem toplumsal anlamda yıpratıcı olduğudur.

Topluluk üyeleri, artan gerilim içinde birbirlerine destek olmak için bir araya geliyor.

Genel olarak Minneapolis teknoloji çevresi, baskınlar ve şiddetin yarattığı belirsizlik karşısında projelerini tamamen bırakamasa da önceliklerini dayanışma ve güvende tutma yönünde değiştirmiş durumda. Yerel aktörler, kısa vadeli kriz yönetiminin yanı sıra uzun vadeli toplumsal iyileşme yollarını da arıyor.

Exit mobile version