Anlaşmanın kısa özeti
Meta‘nın 2 milyar dolarlık Manus satın alımı, yapay zeka ekosisteminde yeni bir döneme işaret ediyor. Ancak bu satın alma, Washington ve Pekin’de aynı yankıyı bulmadı: ABD makamları anlaşmayı genel olarak meşru bulurken, Çinli yetkililer işlem üzerinde detaylı bir inceleme yürütüyor.
Benchmark yatırımı ve önceki tartışmalar
Yılın başında Manus’a yapılan yatırım, özellikle yatırımcılar ve bazı politik çevrelerde endişe yaratmıştı. Bu süreç Manus’un merkezini Beijing’den Singapur’a taşımasına yol açtı; uzmanlar bu süreci ‘Çin’den kademeli kopuş’ olarak tanımladı. Taşınma, şirketin küresel yatırım çevreleriyle daha rahat etkileşim kurma arayışının bir parçası olarak değerlendirildi.
ABD’deki yaklaşım
Amerikan düzenleyicileri, daha önceki soru işaretlerine rağmen anlaşmanın hukuki çerçeveye uygun olduğuna dair bir kanaat ortaya koydu. Bazı yorumcular bu gelişmeyi, Çinli yapay zeka yeteneklerinin ABD ekosistemine kaydığının bir işareti olarak okuyor ve bunun Washington için bir kazanım olduğunu iddia ediyorlar.
Pekin’in endişeleri
Çinli yetkililer ise anlaşmanın teknoloji ihracat kontrolleri açısından incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle Manus’un çekirdek ekibini Singapur’a taşıması, Beijing’de bir tedirginlik yarattı; bu tür taşınmalar bazen ‘Singapur yıkama’ şeklinde adlandırılıyor. Çin makamlarının bakış açısına göre, şirketlerin sınır ötesi taşınmaları iç denetimlerden kaçış yolu olarak algılanabilir ve bu durum yeni düzenleyici adımları tetikleyebilir.
Olası yaptırımlar ve geçmiş örnekler
Tarihsel örnekler, Beijing’in ihracat kontrolleri aracılığıyla müdahale edebileceğini gösteriyor. Uzmanlar, yetkililerin anlaşmanın kapanış sürecine etkide bulunma veya belirli teknolojiler için izin gerekliliğini yeniden yorumlama ihtimaline dikkat çekiyor. Ayrıca, bazı yorumcuların iddialarına göre şirket kurucuları hakkında hukuki soruşturmalar gündeme gelebilir.
Ne değişebilir?
Bu durumun Meta’nın Manus teknolojisini kendi ürün ekosistemine entegre etme planlarını nasıl etkileyeceği henüz net değil. Anlaşmanın tamamlanması halinde, daha fazla Çinli girişimin yurtdışına taşınmasının teşvik edilmesi gibi bir etki doğabilir; öte yandan Beijing’in sıkı denetimleri de benzer hareketleri caydırabilir.
Sonuç olarak, 2 milyar dolarlık satın alma planı başlangıçta beklenenden daha karmaşık bir uluslararası düzenleyici denkleme dönüştü. Hem şirket stratejileri hem de devlet politikaları bu süreçte belirleyici olacak ve önümüzdeki dönemde atılacak adımlar işlemin kaderini belirleyecek.