İddia Özeti
Department of Homeland Security (DHS)‘nin, Trump yönetimini eleştiren kişilere ait kullanıcı verilerini teknoloji şirketlerinden talep ettiği bildirildi. İddialara göre kurum, son aylarda anonim hesap sahiplerinin kimliklerini açığa çıkarmak için idari celpler kullandı.
İdari celplerin kapsamı ve tehlikeleri
Idari celpler, yargı denetimi olmadan federal kurumlarca düzenlenen taleplerdir. Mahkeme onaylı celpler gibi içerik (e-posta metinleri veya arama geçmişi) talep etme yetkisi sınırlı olsa da, oturum zamanları, IP adresleri, oturum yapılan cihazlar, hesap açan kişinin e-posta adresi gibi tanımlayıcı meta veriler istenebiliyor. Bu bilgiler anonim hesapların deşifre edilmesine yol açabiliyor ve şirketlerin talebe yanıt verip vermemesi büyük ölçüde isteğe bağlı kalıyor.
Somut örnekler
İddialara göre DHS, yerel bölgelerdeki göçmenlik operasyonlarını belgeleyen anonim Instagram hesaplarının arkasındaki kişileri tespit etmek için bu yöntemi kullandı. Söz konusu hesaplardan biri, Montgomery County’de göçmen haklarını ve adil süreçleri desteklemeyi amaçladığını söyleyen bir hesap olarak öne çıktı. Hesabın sahibi, kendisine ait paylaşımlar nedeniyle hedef alındığını ve herhangi bir suç delili olmadığını belirterek anonim olarak polis kayıtlarını paylaşmanın Birinci Değişiklik kapsamındaki korumalara girdiğini savundu. İddiaya göre DHS daha sonra bu celbi açıklama yapmadan geri çekti.
Benzer şekilde, başka bir olayda bir emeklinin DHS avukatına gönderdiği eleştirel e-postanın ardından, kurumun çok kısa sürede teknoloji şirketlerinden o kişiye ait oturum kayıtları ve kimlik bilgilerini talep ettiği; iki hafta sonra ise federal ajanların kimsayla ilgili sorgulama yapmak üzere kapısını çaldığı ileri sürüldü. Söz konusu celbin; oturum günleri, süreleri, IP adresleri, kullanılan hizmetler ve hesapla ilişkilendirilebilecek kimlik bilgileri (kredi kartı, ehliyet, sosyal güvenlik numarası benzeri) gibi geniş kapsamlı bilgiler talep ettiği bildirildi.
Şirket tepkileri ve hukuki durum
Bazı teknoloji şirketleri, hukuka aykırı veya aşırı geniş taleplere karşı direnç gösterdiklerini belirtiyor. Öte yandan pek çok şirket, kullanıcılardan toplanan meta verilerin bir kısmını sağlayabilecek durumda; bu da anonim hesap sahiplerinin açığa çıkarılmasına yol açabiliyor. End-to-end şifreleme kullanan servisler ise genellikle kullanıcı verisi tutmadıkları için bu tür taleplere karşı sınırlı cevap verebiliyor.
Etki ve sonuçlar
Sivil toplum savunucuları, idari celplerin gözetim ve yıldırma amacıyla kullanılmasından endişe ediyor. Bu uygulamaların, göçmenlik faaliyetlerini belgeleyen veya hükümeti eleştirenleri hedef alarak ifade özgürlüğü üzerinde soğutucu etki yaratabileceği uyarısı yapılıyor. Ayrıca, şeffaflık raporları şirketlerin kaç kez veri talebi aldığını gösterse de; idari celpler ile yargı celpleri arasındaki farkların çoğu zaman raporlarda ayrıştırılmadığı ve bu nedenle gerçeğin tam olarak anlaşılamadığı belirtiliyor.
Uluslararası yansımalar
Bu tür uygulamalar, bazı ülkeler ve kullanıcılar için Amerikan teknoloji şirketlerine olan güveni azaltıyor. Şirketlerin politika yapıcılarla ilişkileri ve hükümet taleplerine verdikleri yanıtlar, Avrupa başta olmak üzere bazı bölgelerde alternatif teknolojilere yönelme eğilimini güçlendiriyor.
Sonuç
İddialar, idari celplerin mahkeme denetimi olmadan nasıl geniş veri taleplerine dönüştürülebileceğini gösteriyor. Uzmanlar ve hak örgütleri, gözetim yetkilerinin sınırlandırılması ve şeffaflığın artırılması yönünde çağrıda bulunuyor; teknoloji şirketleri ise hem kullanıcı haklarını koruma hem de yasal yükümlülükler arasında denge kurmak zorunda kalıyor.