Vertex’ten bir bakış: Kurumsal AI’nın sınırları
Google Cloud’da ürün başkan yardımcısı olarak Vertex platformunda çalışan Michael Gerstenhaber, şirketlerin yapay zekâ modellerini nasıl kullandığı ve agentik yapay zekânın potansiyelini ortaya çıkarmak için hangi eksikliklerin giderilmesi gerektiği konusunda geniş bir perspektife sahip. Gerstenhaber’in dikkat çektiği en çarpıcı fikirlerden biri, modellerin aynı anda üç ayrı sınır ile mücadele ettiğiydi: ham zekâ, yanıt süresi (latency) ve maliyet/ölçeklenebilirlik.
Röportaj, uzunluk ve anlatım açısından düzenlenmiştir.
Üç sınır: Zekâ, gecikme ve maliyet
Gerstenhaber’e göre öncelikle bazı uygulamalarda en yüksek doğruluk ve yetkinlik aranıyor. Örneğin yazılım geliştirme gibi senaryolarda, geliştiriciler en kaliteli kodu elde etmek için zamana razı oluyor; en yüksek zekâ burada kritiktir. Buna karşın, müşteri destek hizmetleri gibi etkileşimlerde latency önem kazanıyor: Kullanıcı beklerse etkileşim başarısız olur, bu yüzden makul zaman içinde yeterince doğru sonuç üretmek gerekiyor.
Üçüncü sınır ise maliyet ve ölçeklenebilirlik. Sosyal ağlar ya da büyük içerik platformları gibi oyuncular, milyonlarca içerik öğesini gerçek zamanlı veya beklenmedik dalgalanmalarla işlemek zorunda. Bu durumda en yüksek zekâya ulaşmak kadar, bu zekâyı uygulanabilir maliyetlerle çalıştırabilmek belirleyici oluyor.
Neden agentik sistemler hâlâ yaygınlaşmadı?
Gerstenhaber, agentik sistemlerin yaygınlaşmasının yavaş olmasının nedenini altyapı eksikliklerine bağlıyor. İki yıllık hızlı gelişime rağmen; denetim, veri yetkilendirme ve üretime geçiş kalıpları henüz olgunlaşmadı. Üretim ortamı, teknolojinin gerçek yeteneklerini gösterebilen son adım; ve bu adım, güvenli insan denetimleri ve uygun süreçler gerektiriyor.
Yazılım mühendisliğinde bu geçiş daha hızlı oldu çünkü mevcut yazılım yaşam döngüsü, test ve onaya uygun bir ortam sağlıyor. Google gibi şirketlerde kod yayımlamadan önce insan incelemesi ve onayı klasik bir kural; ancak bu tür insan-dahil süreçlerin başka sektörlere de taşınması gerekiyor.
Vertex’in rolü ve Google’ın avantajı
Gerstenhaber, Google’ın benzersiz konumunu, arayüzden altyapıya kadar dikey entegrasyonda görüyor: veri merkezleri, özel çipler, modeller ve bunların üstünde çalışan agentik katman. Vertex, geliştiricilere bu altyapıyı ve araçları sağlayarak kurumsal uygulamaların inşasını kolaylaştırıyor; uygulamaların kendisini ise müşteriler geliştiriyor.
Ne beklemeliyiz?
Önümüzdeki dönemde agentik AI’nın geniş çapta benimsenmesi, üç sınırın aynı anda dikkate alınmasını gerektirecek: yeterli zekâ, kabul edilebilir gecikme ve ölçeklenebilir maliyet. Ayrıca denetim ve yetkilendirme gibi üretim kalıpları geliştirildiğinde, teknolojinin gerçek etkisi daha görünür hale gelecek.
Bu bakış açısı, modellerin yalnızca daha akıllı hale gelmesinin yeterli olmadığını; aynı zamanda uygulama bağlamına uygun performans, maliyet ve güvenlik dengelerinin kurulmasının şart olduğunu vurguluyor.