Erdoğan: Türkiye’nin F-35’e geri dönmesi NATO güvenliği için önemli ve gerekli
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bloomberg’e yazılı olarak verdiği yanıtlarda ABD-Türkiye ilişkileri, enerji politikası ve bölgesel jeopolitik gelişmeleri değerlendirdi. Yaklaşık on yıl önce S-400 alımıyla gerilen ilişkilerin, Donald Trump döneminin ikinci başında yeniden normalleşme sinyalleri verdiğini; savunma, enerji ve bölgesel politika önceliklerinde yakınlaşma olduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin aynı anda hem NATO üyesi hem de önemli ticaret ortağı olan Rusya ile ilişkilerini yeniden dengelemeye çalıştığını belirtti.
F-35 Meselesi ve İlişkilerin Normalleşmesi
Erdoğan, eylül ayında Beyaz Saray’daki görüşmede F-35 konusunu gündeme getirdiğini ve Türkiye’nin programdan çıkarılmasının haksız olduğunu söyledi. Trump’ın yeniden göreve başlamasıyla ilişkilerde daha makul bir zeminin oluştuğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin ödemesini yaptığı uçakların teslim alınması ve programa yeniden dahil edilmesinin hem iki stratejik ortak olarak Türkiye ve ABD hem de NATO güvenliği açısından önemli ve gerekli olduğunu vurguladı.
S-400 Füzeleri ve Geri İade Tartışmaları
Bloomberg’in önceki haberlerine atıfta bulunan Erdoğan, S-400lerin iade edilmesi yönündeki değerlendirmelerin masada olduğunu; Ankara’nın savunma ilişkilerini düzeltme çabası içinde olduğunu belirtti. Bu süreçte diplomatik temasların sürdüğünü ve konunun kısa vadede çözülebileceğine dair beklentilerin bulunduğunu söyledi.
F-16 Talebi ve Savunma İşbirliği
Türkiye’nin F-16 Blok 70 alım talebi devam ediyor; fiyat ve şartlar üzerinde görüşmeler sürüyor. Erdoğan, bu tür savunma alımlarının müttefiklik ruhu ve ortaklık hassasiyetleriyle uyumlu olması gerektiğini; geçmişteki jet alımlarını örnek göstererek adil ve karşılıklı güvene dayalı bir sonuca işaret etti.
Halkbank Davası
Türk‑Amerikan ilişkilerinde bir diğer başlık Halkbank davası. Erdoğan, davayı Türkiye’ye yönelik haksız bir girişim olarak gördüklerini; bankanın itibarının korunmasının ve hukuka uygun, iki ülke arasındaki stratejik ortaklıkla orantılı bir sonucun sağlanmasının önem taşıdığını söyledi. Görüşmelerin bu çerçevede sürdüğünü belirtti.
Amerikan LNG’si ve Enerji Stratejisi
Erdoğan, Türkiye’nin enerji tedarik portföyünde ABD menşeli LNG payını artırdığını ve bu alandaki işbirliğini güçlendirdiklerini açıkladı. Buna karşın resmi verilere göre Türkiye’nin petrol ve gaz alımlarında Rusya hâlâ önemli bir paya sahip; bu nedenle enerji yapısındaki dönüşümün zaman alacağına dikkat çekti. Erdoğan, enerji politikalarını milli menfaatler ve enerji güvenliği önceliğiyle yürüttüklerini vurguladı.
Bölgesel Diplomasi ve Arabuluculuk Rolü
Erdoğan, Rusya ile NATO müttefikleri arasındaki dengeyi korumanın giderek zorlaştığını, Türkiye’nin tarafsız ama aktif diplomasi yürüttüğünü söyledi. Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye’nin hem Moskova hem Kiev ile temaslarını sürdürdüğünü; şartlar olgunlaştığında İstanbulu barış görüşmelerinin merkezi haline getirmeye hazır olduklarını belirtti.
Güney Cephesi: İsrail–Filistin
Erdoğan, Ekim ayında varılan ateşkeste Türkiye’nin arabuluculuk rolünün önemli olduğunu; Gazze’de konuşlandırılması önerilen Uluslararası İstikrar Gücünün sahada meşruiyeti olan aktörleri içermesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin hem Filistin ile tarihî bağları hem de İsrail’le kurduğu güvenlik-diplomasi kanalları ve NATO üyeliği sayesinde bu tür misyonlarda kilit ülkelerden biri olduğunu vurguladı.
Özetle Erdoğan, F-35 sorununda Türkiye’nin programa geri dönmesinin stratejik öneme sahip olduğunu; savunma, enerji ve bölgesel meselelerde ikili ilişkileri onarmaya yönelik adımların devam ettiğini belirtti. Türkiye’nin dış politik yaklaşımının dengeli, çıkar odaklı ve çok yönlü işbirliğine dayalı olduğunun altını çizdi.






