Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Cumhurbaşkanı, çevre çalışmaları ve iklim politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında, şehirlerdeki altyapı ve temizlik sorunlarına dair yaptıkları dönüşümlere dikkat çekerek, “Çöp, çamur ve çukuru biz hallettik” ifadelerini kullandı.
Çevre ve iklim risklerine dikkat
Sanayi atıkları, kimyasal kirlenme ve mikroplastikler başta olmak üzere çevreyi tehdit eden unsurların hızla arttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı, hava, su ve toprağın kirlenmesinin canlı yaşamını doğrudan etkilediğini söyledi. Plastik kirliliği ve mikroplastiklerin deniz canlılarına verdiği zarara dikkat çekti ve çevre bilincinin varoluş ve gelecek inşa etme bilinciyle eş anlamlı olduğunu belirtti.
Uygulanan projeler ve somut sonuçlar
İstanbul Büyükşehir Belediyesi döneminden itibaren hayata geçirilen çevre projelerinin altını çizen konuşmacı, Haliç’in yeniden canlandırılmasından başlayarak çöp dağlarının azaltılmasına kadar uzanan başarıları öne çıkardı. Ayrıca doğalgaz dağıtımını ülke geneline yaydıklarını ve bunun hava kirliliği sorununa önemli katkı sağladığını söyledi.
Son 23 yılda 7,5 milyarı aşan fidan dikimi gerçekleştirdiklerini, 81 ile yayılan yeşil alan projeleri kapsamında Millet Bahçeleri hedeflerini adım adım uyguladıklarını ifade etti.
Siyasi ayrımcılık iddialarına yanıt
Çevre projelerinin parti meselesi olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı, çevre koruma girişimlerini herkese açık ve kapsayıcı bir yaklaşım olarak sunduklarını belirtti. Sıfır Atık hareketinin küresel bir harekete dönüştüğünü, İklim Kanunu ile 2053 net sıfır hedefi doğrultusunda adımlar atıldığını söyledi.
Eleştiriler ve uyarılar
Konuşmasında, laf üretip çevreciymiş gibi görünen fakat uygulamada çevreye zarar verenleri eleştirdi. Özellikle zeytin ağaçlarına ve yerel doğal kaynaklara zarar veren uygulamalara karşı duracaklarını, şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum eden yönetim anlayışlarına izin vermeyeceklerini söyledi ve kış ortasında yaşanan susuzluk gibi sorunlara dikkat çekti.
Sonuç olarak Cumhurbaşkanı, çevre bilincinin teknolojik ilerlemeden bağımsız olmadığına, aksine sağlıklı bir çevre olmadan teknolojinin de anlamını yitireceğine vurgu yaparak, çevre koruma çalışmalarını sürdürme kararlılığını yinelendi.