Coupang veri ihlali sonrası daha fazla ABD’li yatırımcı Güney Kore’ye karşı tahkim yoluna gidiyor

Coupang

Olayın özeti

Güney Kore merkezli e-ticaret devi Coupang‘ta ortaya çıkan büyük veri ihlali, şirketin ABD merkezli yatırımcılarının Güney Kore hükümetine karşı hukuki adımlar atmasına yol açtı. Durum, başlangıçta veri güvenliği soruşturması olarak başlayan sürecin, şirkete yönelik adil olmayan muamele iddialarıyla uluslararası bir ihtilafa dönüştüğünü gösteriyor.

Yatırımcılar ne talep ediyor?

ABD’li yatırım firmaları, ABD-Kore Serbest Ticaret Anlaşması (FTA) kapsamında yatırımcı-devlet uyuşmazlığı (ISDS) usulüyle uluslararası tahkim başlatma niyetinde. 23 Ocak 2026’da Greenoaks ve Altimeter yatırımıcıları Güney Kore Adalet Bakanlığı’na ön bildirimde bulunarak, hükümetin soruşturma sürecinde ayrımcı davranışlar sergilediğini ve bu nedenle zarar gördüklerini belirtti. Daha sonra Abrams Capital, Durable Capital Partners ve Foxhaven Asset Management da sürece katıldı.

Yatırımcıların iddialarının özeti

Yatırımcılar, Güney Kore makamlarının Coupang’a yönelik tutumunu “eşi benzeri görülmemiş” bir saldırı olarak nitelendiriyor; iddialar arasında şirketi zor durumda bırakacak ağır para cezaları, faaliyet askıya alma tehdidi ve üst yönetim için seyahat yasakları bulunuyor. Yatırımcılar, hükümetin tutumunun Koreli ve Çinli rakiplere avantaj sağladığını ve bu nedenle tazminat talep etmek zorunda kalabileceklerini bildiriyor.

İhlalin teknik ve idari boyutu

Aralık ayında Coupang, yaklaşık 34 milyon Koreli müşterinin kişisel bilgilerinin sızdırıldığını açıkladı. Şirkete göre ihlali gerçekleştiren eski bir çalışan, 33 milyondan fazla hesaptan veri aldığı halde yalnızca yaklaşık 3.000 hesabın verisini sakladıktan sonra sildi. Güncel açıklamalarda hassas ödeme bilgileri, şifreler veya kimlik numaralarının ele geçirilmediği belirtildi.

Kore Kişisel Bilgileri Koruma Komisyonu (PIPC) ise 30 milyondan fazla hesabın etkilendiğini bildirdi. Hükümet makamları, Coupang’ın olayı 24 saat içinde ilgili kuruma bildirmediğini ve veri koruma emirlerini tam uygulamadığını, kritik erişim kayıtlarının silinmesine yol açtığını öne sürüyor. Bilgi ve İletişim Teknolojileri Bakanlığı, olayı soruşturmak üzere dosyayı yetkililere sevk etti ve şirketten Şubat 2026’ya kadar bir önleme planı sunmasını, uyumun Temmuz ayına kadar izleneceğini bildirdi.

Yaptırımlar ve tartışma

Mevcut yasa uyarınca veri ihlali cezaları gelirin %3’ü ile sınırlı; yatırımcılar bu sınırın Coupang için 800 milyon doların üzerinde olduğunu belirtiyor. Bazı milletvekilleri ise sınırı %10’a yükseltmeyi ve hatta geriye dönük uygulamayı tartıştı. Hükümet yetkililerinin ağır cezalar çağrısı, yatırımcılar nezdinde ayrımcı ve orantısız yaptırımlar olarak algılanıyor.

Karşılaştırmalı uygulamalar

Yatırımcılar, hükümetin veri ihlallerine ilişkin uygulamalarının tutarsız olduğunu iddia ediyor. Örnek olarak KakaoPay, SK Telecom, Upbit ve AliExpress gibi daha önce yaşanmış vakalarda farklı derecelerde yaptırımlar uygulandığını öne sürüyorlar; bu durum Coupang’a yönelik sert tavrın ayrıştırıcı olduğuna dair argümanların dayanağını oluşturuyor.

Hukuki süreç nasıl ilerleyecek?

Yatırımcıların bildirim dosyası, bir dava açılmadan önce yapılan ön bildirim niteliğinde. Bu tür dosyalarda genellikle zorunlu olan 90 günlük danışma dönemi başlatılıyor; Adalet Bakanlığı şu an bildirimi inceliyor. Danışma sürecinin ardından taraflar arasında uzlaşma sağlanamazsa, resmi tahkim süreci başlayabilir.

Jeopolitik ve ticari yansımalar

Uzmanlar, olayın yalnızca bir veri güvenliği vakası olmaktan çıktığını; ABD ile Güney Kore arasında teknoloji ve ticaret eksenli daha geniş bir sürtüşmeyi alevlendirdiğini belirtiyor. Tartışma, ABD’li teknoloji firmalarına karşı ayrımcı uygulamalar olduğu iddialarını gündeme taşıyor ve Kongre dahil çeşitli düzeylerde jeoekonomik kaygılara yol açıyor. Bu durum, iki ülke arasındaki ticari ilişkiler ve olası tarifeler açısından risk oluşturuyor.

Son durum

Coupang yönetiminde değişiklikler yaşandı; şirket üst yönetiminde atamalar yapıldı. Güney Kore makamları soruşturmayı sürdürüyor, yatırımcılar ise haklarını uluslararası tahkim yoluyla aramaya kararlı görünüyor. Olay, hem veri güvenliği standartları hem de uluslararası yatırım koruması bağlamında yakından izleniyor.

Exit mobile version