Bakan Fidan: ABD-İran çatışması bölgeyi felakete sürükler
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı televizyon programında ABD-İran gerilimini, yürütülen müzakereleri ve olası sonuçların bölgeye etkilerini değerlendirdi.
ABD İRAN’A HAREKAT OLASILIĞI
Fidan, İran konusunun Türkiye gündemini yoğun şekilde meşgul ettiğini belirterek Cumhurbaşkanı ve ilgili heyetin konuyu hassasiyetle takip ettiğini ifade etti. İranlı yetkili Sayın Abbas Arakçi ile yapılan görüşmelerden bilgi aldıklarını ve masada nükleer konunun olduğunu söyledi. Özellikle yüzde 60’a ulaştığı belirtilen uranyum zenginleştirmesi gibi başlıkların müzakere edilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Şu an için ani bir savaş tehdidi görünmediğini, İstanbul görüşmelerinin ardından müzakere iradesinin ortaya çıktığını belirtti.
TARAFLAR ZAMAN KAZANIYOR MU?
Fidan, her iki tarafın da strateji gereği zaman kazanma eğiliminde olabileceğini söyledi. ABD’nin bölgeye hava unsurları ve filo göndermesinin bir baskı unsuru oluşturduğunu, İran’ın geçmişte saldırılara maruz kaldığı deneyimi olduğunu belirtti. Türkiye’nin görevini, bölgenin daha büyük bir felakete sürüklenmesini önlemek olarak tanımladı.
AMERİKA SALDIRIRSA NASIL BİR TABLO ORTAYA ÇIKAR?
Fidan, İran’a yapılacak büyük bir saldırının karşılıkla sonuçlanacağını ve çatışmanın nerede duracağının öngörülemez olduğunu söyledi. Böyle bir gelişmenin felaket doğuracağını, Amerika üslerinin hedef alınmasının savaşın yayılmasına yol açabileceğini; Irak ve Afganistan örneklerinin bunun ağır insani ve bölgesel etkilerini gösterdiğini hatırlattı.
HAVA SALDIRISI REJİMİ DEĞİŞTİRİR Mİ?
İran içindeki protestolarda ölümlere ilişkin spekülasyonların bulunduğunu, resmi ve gayriresmi rakamların yüksek olduğunu belirtti. Ancak dışarıdan yapılacak bir hava saldırısının doğrudan rejim değişikliğine yol açacağını düşünmediğini, rejimin zayıflayabileceğini ama bunun garanti olmadığını söyledi.
İRAN’IN NÜKLEERLEŞMESİ TÜRKİYE İÇİN TEHDİT Mİ?
Bölgede dengeleri değiştirecek her unsurdan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Fidan, nükleer silahlanma yarışının bölge için yıkıcı sonuçlar doğuracağını belirtti.
SURİYE’DEKİ DURUM VE YPG
Suriye’nin birliği, bütünlüğü ve istikrarı için çözümün kan dökülmeden, diyalog ile sağlanmasının önemine dikkat çekti. YPG’nin işgal ettiği alanlardan çekilmesinin, Kürt nüfusun yaşadığı bölgelere dönmesinin olumlu bir gelişme olduğunu; mevcut tablonun önceye göre daha iyi olduğunu, ancak daha ilerisi için yapılması gereken adımlar bulunduğunu söyledi.
YPG’nin dönüşümü
Fidan, YPG içinde tarihî bir dönüşüm gerektiğini, daha Suriyeli, bölge ülkelerinin güvenliğini tehdit etmeyen ve PKK’nın eski emellerinin parçası olmayan bir yapıya evrilmenin önemini vurguladı. Böyle bir dönüşümün Kürtlerin meşru hakları zemininde siyasal bir mücadelenin önünü açacağını ifade etti. Sürecin dikkatle takip edileceğini ve gerçeklikle yüzleşmenin artık zaman meselesi olduğunu belirtti.
Kapanışta Fidan, bölgesel sorunların çözümünde müzakere ve yaratıcı yaklaşımların öncelikli olduğunu; çatışmanın tırmanmasının hem insani hem de güvenlik açısından ağır sonuçlar doğuracağını yineledi.







