İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’da düzenlenen kongrede yaptığı konuşmada ülkenin nükleer programı, uranyum zenginleştirme hakkı, yürütülen müzakereler ve Washington’un bölgedeki askeri baskısına yönelik görüşlerini net biçimde açıkladı. Arakçi, zenginleştirmenin Iran’ın tarım, sağlık ve gelecek nükleer yakıt ihtiyaçları için zorunlu olduğunu vurgulayarak bu hakkın milli onur ve bağımsızlık meselesi olduğunu belirtti.
Zenginleştirme Hakkı: Onur ve Bağımsızlık
Arakçi, zenginleştirme hakkının dışarıdan dikte edilemeyeceğini vurguladı: Bu hak, ülkenin ihtiyaçlarıyla örtüşüyor ve kimsenin “sen buna sahip olmamalısın” diyemeyeceğini söyledi. Zenginleştirme ısrarının temelinde, tahakkümü reddetme ve bağımsızlık ilkesi yatıyor.
Direncin Bedeli: 12 Günlük Savaş Örneği
Arakçi, İran’ın direnç gösterdiği için ağır bedeller ödediğini fakat teslim olmamanın daha ağır sonuçları önlediğini ifade etti. 12 günlük çatışma sürecini örnek göstererek, teslimiyetin algısal sonuçlar doğuracağını ve İran halkının teslim olmayacağını kanıtladığını söyledi.
Askeri Konuşlanma Bizi Korkutmuyor
Washington ve müttefiklerinin bölgedeki askeri varlığına rağmen İran’ın hem diplomasiyi hem de gerektiğinde savunmayı gözettiğini belirtti. Arakçi, diplomasiye açık olduklarını; karşı taraf saygıyla konuşursa aynı dille, tehdit diliyle yaklaşırsa misliyle yanıt vereceklerini kaydetti.
Müzakere: Tek Gerçekçi Yol
Belirsizlikler ve endişeler varsa bunları gidermeye hazır olduklarını yineleyen Arakçi, çözümün sadece diplomasiden geçtiğini savundu. Müzakerelerin başarılı olabilmesi için İran halkının hakkının kabul edilmesi ve bu hakka saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi. “Biz hakkımızın tanınmasını değil, saygı gösterilmesini istiyoruz” dedi.
Güç Anlayışı: Nükleer Bomba Değil, Kararlılık
Arakçi, İran’ın nükleer bomba peşinde olmadığını; asıl gücün zorbalığa karşı direnebilme kabiliyeti olduğunu belirtti. “Bizim nükleer gücümüz, büyük güçlere ‘hayır’ diyebilme kudretimizdir” sözleriyle ülkenin gücünü tanımladı.
Uluslararası Düzen ve Zor Yoluyla Barış
Uluslararası ilişkilerde yeni bir yaklaşımla karşı karşıya olunduğunu söyleyen Arakçi, bazı aktörlerin “zor yoluyla barış” anlayışının, güçlü olanın istediklerini dayattığı bir modele yol açtığını ve bu nedenle güçlü olmanın zorunlu hale geldiğini ifade etti. Direnç ve güç olmanın İran için stratejik gereklilikler olduğunu vurguladı.
Arakçi’nin mesajı özetle; zenginleştirme hakkından vazgeçilmeyeceği, müzakerenin tek makul yol olduğu ve İran’ın ulusal onurunu korumak için hem diplomasiye hem de gerektiğinde güce dayalı caydırıcılığa hazır olduğuydu.