Gündem: Yapay zekâ mı, mazeret mi?
Birçok şirket son dönemde işten çıkarmaları yapay zekâya bağladı. Ancak asıl soru şu: Bu kararlar gerçekten iş gücünü AI kaynaklı verimlilik ve risklere göre yeniden yapılandırma mı, yoksa başka ekonomik ya da yönetimsel sorunları gizlemek için AI-washing (yapay zekâ bahanesi) mı kullanılıyor?
Rakamlar ve iddialar
2025 yılında 50.000’den fazla işten çıkarma, bazı teknoloji şirketleri tarafından AI gerekçesiyle açıklandı. Şirketler, otomasyon ve yapay zekâ yatırımlarının gelecekteki yetki ve roller üzerinde etkili olacağını belirtiyor.
Neden şüphe var?
Birden çok analist ve araştırma raporu, olgun ve yaygın kullanıma hazır yapay zekâ uygulamalarının henüz pek çok şirkette mevcut olmadığını; dolayısıyla bazı işten çıkarmaların finansal kısıtlar, fazla işe alım dönemlerinin düzeltmesi veya operasyonel sorunlar gibi başka nedenlere dayandığını öne sürüyor.
Uzman yorumu
Uzmanlara göre, işverenlerin işten çıkarmaları yapay zekâya bağlaması yatırımcılara ve piyasa algısına daha hoş gelen bir açıklama sunuyor. Bu yaklaşım, gerçek problemlerin—örneğin iş modelindeki zayıflıkların—üstünü örtme riski taşıyor.
Ne beklenmeli?
Şirket açıklamaları ile sahada uygulanan yapay zekâ projelerinin uyumu dikkatle izlenmeli. Gerçek dönüşüm; altyapı yatırımları, beceri gelişimi ve somut, denetlenebilir uygulamalarla ölçülür. Aksi takdirde, ‘AI’ bir açıklama metni olmaktan öteye geçmeyebilir.
Sonuç
İşten çıkarmalara dair yapay zekâ iddiaları incelenirken, şirketlerin sunduğu veriler, yatırım planları ve uygulama örnekleri temel alınmalı. Kamuoyu ve çalışanlar için en değerlisi, şeffaflık ve somut adımlar olacaktır.