AI ajanlarının ekonomiyi çökertebileceği kara senaryo: İki yıllık bir değerlendirme

AI ajanları ekonomide nasıl zincirleme çöküş yaratabilir?

Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir analist senaryosu, otonom AI ajanlarının kısa sürede geniş çaplı ekonomik etkiler yaratabileceğini öne sürdü. Senaryoda, iki yıl içinde işsizlik oranının iki katına çıktığı ve borsanın toplam değerinin üçte birden fazla azaldığı bir tablo çiziliyor. Olayın temelinde, üretkenlik artışı beklentileriyle yapılan ardışık yatırımların ve işten çıkarmaların birbirini besleyen bir negatif geri besleme döngüsüne dönüşmesi yatıyor.

AI yetenekleri arttı, şirketler daha az işgücüne ihtiyaç duydu, beyaz yaka işten çıkarmaları arttı, tüketim düştü, marj baskısı firmaları daha fazla AI yatırımı yapmaya zorladı… Bu döngü doğal bir fren mekanizmasına sahip değildi; sistem, beyaz yaka verimlilik artışı üzerine birbirine bağlı bahislerden oluşan uzun bir zincir haline geldi.

Risk neye dayanıyor?

Senaryo, kıyamet senaryosu türünden bir yapay zeka uyumsuzluğu korkusundan ziyade ekonominin kendi dinamiklerinin yavaş yavaş çözülmesi üzerine kuruluyor. Özellikle dış yüklenicilerin yerini daha ucuz ve iç yapay zeka çözümlerinin almasıyla birlikte, şirketler arası işlem optimizasyonu üzerine kurulu birçok iş modelinin ciddi biçimde etkilenebileceği vurgulanıyor. Bu, sadece tekil sektörleri değil, tedarik zincirleri ve hizmet ilişkilerini bütüncül olarak sarsabilecek bir risk.

Benzer senaryolar ve tartışmalar

Bu yaklaşım, daha önce gündeme gelen SaaS’in sonu türü senaryolarla akraba; ancak burada etki alanı daha geniş tutuluyor ve sadece yazılım abonelik modelleri değil, şirketler arası işlem optimizasyonu içeren tüm iş modelleri muhatap gösteriliyor. Senaryo çevrimiçi platformlarda yoğun tartışma yarattı; bazıları ihtimali ciddiye alırken, diğerleri bunun daha çok bir varsayım olduğunu belirtiyor. Hazin sonucun hangi noktada ve nasıl devreye gireceğini işaret etmek zor olduğundan, eleştiriler de muğlak noktalar üzerinde yoğunlaşıyor.

Uzman görüşleri ve belirsizlik

Bazı uzmanlar, şirketlerin hâlâ kritik satın alma ve stratejik kararları insana devretmeye meyilli olduğunu, dolayısıyla tam otomasyona hızla geçmenin kolay olmadığını savunuyor. Ancak senaryoda, pek çok kararın zaten üçüncü taraf yüklenicilere devredilmiş olduğu varsayılıyor; dolayısıyla içe dönük, ucuz AI sistemlerinin devreye girmesi beklenenden daha kısa sürede ekonomik etkiler yaratabilir.

Sonuç olarak, bu tür senaryolar kesin bir kehanet değil; fakat AI ajanlarının yaygınlaşmasının yaratabileceği riskler üzerine politika yapıcılar, şirket yöneticileri ve yatırımcıların dikkatle düşünmesi gereken uyarılar içeriyor. Önlem alınmazsa, işgücü piyasası, tüketim ve finansal piyasalar arasında olumsuz etkileşimlerin zincirleme şekilde genişlemesi mümkün görünüyor.

Exit mobile version