ABD’den Ford’a ulusal güvenlik uyarısı: Çin ortaklıkları sorgulanıyor

Ulaştırma Bakanı’ndan güçlü uyarı
ABD Ulaştırma Bakanı Sean P. Duffy, Ford CEO’su Jim Farley‘e gönderdiği mektupta, otomobil üreticisinin Çinli ortaklara olan bağımlılığının ulusal güvenlik ve tedarik zinciri dayanıklılığı açısından ciddi endişe yarattığını belirtti. Bakan Duffy, Ford’u Çinli iş birliklerinden uzaklaşmaya ve önceliği Amerikalı işçilere ve yerli üretime vermeye çağırdı.
Hangi iş birlikleri hedefte?
Mektupta öne çıkan eleştiriler şunlar:
- Geely ile ortak girişim: İspanya Valensiya’daki fabrikada 2028’de planlanan üretim ve bu tür ortaklıkların Ford’un küresel üretim stratejisini Çin odaklı hale getirebileceği vurgulandı.
- BYD ile hibrit bileşen görüşmeleri: Süreçlerin Ford’un tedarik zincirlerini yabancı teknolojilerle daha fazla bütünleştirebileceği belirtiliyor.
- CATL ile iş birlikleri ve LFP lisansları: Mektup, Ford’un lityum-demir fosfat (LFP) piller için CATL’den lisanslı teknik bilgi kullanmasına dikkat çekti; CATL’in bazı savunma bağlantıları nedeniyle risk taşıdığı ifade edildi.
Duffy’nin mesajı
Duffy, mektubunda bir şirketin stratejik rakiplerine yönelik operasyonel bağımlılığı derinleştirmesinin Amerikan halkının güvenini zedeleyeceğini belirtti ve Ford’tan daha fazla teknolojik özerklik ve uzun vadeli tedarik zinciri dayanıklılığına öncelik vermesini istedi. Bakan, kısa vadeli anlaşmalar veya şüpheli yabancı ittifaklar yerine, ABD otomotiv ekosisteminin uzun vadeli çıkarlarının korunmasını talep etti.
Sonuçlar ve Ford’un tutumu
Şu aşamada hükümetin uyarıları dikkate alınmazsa Ford’a karşı doğrudan bir yaptırım veya yaptırım tehdidi duyurulmadı. Ford ise ABD’de LFP piller ürettiğini ve 12 Ağustos 2026’da açıkladığı gibi ABD pazarı için Çin’den araç ithalatını kademeli olarak sonlandırma planlarını açıkladığını belirtti.
Ford CEO’sunun açıklamaları
Jim Farley, Amerikan otomotiv sektörünün Çinli markalarla doğrudan rekabet etmesi gerektiğini savunuyor ve Çinli markaların pazardan tamamen dışlanmasının gerçekçi olmadığını ifade ediyor. Şirket yönetimi, küresel rekabet ve tedarik zorunluluklarını gözeten bir strateji savunuyor.
Genel değerlendirme
Uyarı, otomotiv üreticilerinin artan jeopolitik riskler ve stratejik tedarik bağımlılıklarıyla nasıl başa çıkacağına dair daha geniş bir tartışmayı gündeme taşıyor. Tedarik zinciri bağımsızlığı, teknolojik egemenlik ve ulusal güvenlik kaygıları, otomotiv sektöründe önümüzdeki dönemde belirleyici unsurlar olmaya devam edecek.







